MODY Olgularının Klinik ve Laboratuvar Özellikleri, Genetik Mutasyon Spektrumu ve Fenotip- Genotip İlişkisi: Türkiye Çalışması



Description:

MODY beta hücre fonksiyonu ve insülin sekresyonunda rol oynayan genlerin mutasyonları sonucunda ortaya çıkan, genç yaşlarda görülen, otozomal dominant kalıtılan, nadir bir diyabet tipi olup kesin tanısı genetik olarak konulabilmektedir. MODY ilk kez 1974 yılında,  insüline bağımlı olmayan, 25 yaş öncesi başlayan ve otozomal dominant geçişli bir diyabet tipi olarak R.B.Tattersall tarafından tanımlanmıştır (l). O günlerden günümüze kadar genetik bilimindeki gelişmeler MODY tipi diyabeti daha iyi anlamamızı sağlamış ve yeni MODY tipleri tanımlanmıştır. MODY nadir bir diyabet tipi olmakla beraber, ilk tanımlandığı dönemdeki tanı kriterleri kullanıldığında birçok vaka atlanabilmekte ve hastalar Tip 1 veya Tip 2 Diyabet tanısı alabilmektedirler (2).

MODY genetik ve klinik olarak farklı özellikleri olan heterojen bir hastalık olduğundan gerçek sıklığını bilmek güçtür. MODY sıklığının saptanması için farklı tarama yöntemleri kullanılarak yapılan ve genetik analizlerle desteklenen çalışmalara göre MODY'nin tüm diyabetler içindeki sıklığı %1-6 arasında değişmektedir (3-6). Hafif açlık hiperglisemisi ile giden GCK-MODY’nin gerçek sıklığı ise ancak kan şekeri taramaları yapılarak bulunabilir. Nitekim 2019 yılında Türkiyede başlatılan okul taramalarında hafif kan şekeri yüksekliği nedeniyle kliniğimize yönlendirilen çocuklarda GCK-MODY saptanmaktadır. MODY sıklığı ve alt tiplerinin dağılımı ülkeler arasında farklılıklar göstermektedir. Dünyada en sık MODY tipi HNF1A-MODY iken, ülkemizden yapılan çalışmalarda GCK-MODY’nin en sık rastlanan tip olduğu bildirilmektedir (7-9).

MODY nadir bir diyabet tipi olmakla birlikte hastaların yönetiminin doğru yapılması için; tanıda ya da izlemde Tip1 ve Tip2 diyabetin klasik bulguları olmayan hastalarda MODY akla getirilmelidir. ISPAD 2018 Klavuzuna göre aşağıdaki bulguların varlığında MODY  düşünülmesi önerilmektedir (10).
1. Bir ebeveynde ve o ebeveynin birinci derece akrabasında diyabet varlığı

2. Özellikle tanı anında olmak üzere diyabet otoantikorlarının negatif olması
3. Korunmuş β-hücre rezervi varlığı (iyi metabolik kontrol varlığında düşük insülin ihtiyacı (<0.5 U/kg/g) ile beraber tanıdan 3-5 yıl sonrasında ölçülebilir C-peptid düzeyi saptanması)

4. Akantozis nigrikans ve/veya diğer insülin direnci (dislipidemi, hipertansiyon, hepatosteatoz, PCOS) bulgularının olmaması

5. Ciddi/ağır obezite yokluğu

6. İlerlemeyen hafif düzeyde devam eden açlık hiperglisemisi

7. Ekstrapankreatik bulgular (böbrek, karaciğer, kalp vb.)

8. Diyabetli bireyde veya ailesinde neonatal hiperinsülinemik hipoglisemi veya neonatal diyabet öyküsü

MODY ile ilgili bilinmeyenlerin olduğu, bu konuda bilgi üretmenin hekimlerin hastalığı daha iyi anlamalarına ve yönetmelerine katkı sunacağı düşünülmektedir. Bu nedenle ülkemizde MODY tanısı kesinleşmiş olan hastalarının toplanarak, sayıca fazla olan bir seride hastalığa ait bilinen özelliklerin yanında farklı bulguların araştırılması, uzun süreli izlem bulgularının incelenmesi planlanmıştır.

Bu çalışmada ülkemizde genetik olarak tanısı kesinleşmiş MODY olgularının klinik ve laboratuvar özellikleri, genetik mutasyon spektrumu ve fenotip- genotip ilişkisini araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın hedefleri şunlardır:

1-     Ülkemizde MODY olgularının sayısı nedir?

2-     Ülkemizde hangi MODY tipi fazla görülmektedir? Genetik MODY spekturumu nasıldır?

3- MODY tiplerinin izlemde klinik ve laboratuar bulguları nasıl seyretmektedir?

4-     Genotip- fenotip ilişkisi nasıldır?

5- Uygulanan tedavi seçenekleri nelerdir? Genotipe göre tedavi seçilmişmidir?

6-   İzlemde tedavi yanıtları nasıldır? Metabolik kontrolleri nasıldır?

7-   Nadir görülen MODY tiplerinin tanı ve izlemdeki özellikleri nasıldır?




Instructions:

Araştırmamız tanımlayıcı bir araştırmadır. Araştırmaya; genetik olarak tanısı kesinleşmiş MODY olguları dahil edilecektir. Tanısı kesinleşen hastaların tanı, izlem verileri, genetik mutasyon tipi  ve tedavi sonuçlarının araştırmacılar tarafından  oluşturulan veri toplama formuna aktarılması istenecektir (Bkz Veri toplama formu). Tarafımızdan oluşturulan veri toplama formu içerik aynı kalacak şekilde Dernek tarafından Ulusal Veri Toplama formatına dönüştürülecek ve böylece on line veri girişleri yapılabilecektir. Bu aşamadan sonra Dernek bu çalışma için Çocuk endokrinoloji Bilim Dalları/ kliniklerine bir duyuru yapacak ve araştırmadan haberdar edecektir. Araştırmaya gönüllü katılmayı kabul eden merkezler on line veri girişlerini Sorumlu araştırmacıdan talep edecekler ve Sorumlu araştırmacı onayı ile girişlere başlayabileceklerdir. Ulusal veri giriş sistemi 1 yıl açık kalacak ve süreç içerisinde katılmayı isteyen her bilim dalı çalışmaya giriş yapabilecektir.

Çalışmaya dahil edilme kriterleri:

1-     Genetik olarak MODY tanısı kesinleşmiş hastalar

2-     Çalışmaya katılmaya onay veren hastalar


Çalışmaya dahil edilmeme kriterleri:

1-    Klinik ve lab olarak MODY düşünülen ,ancak genetik testi yapılmamış hastalar

2-     Tip 1 diyabetli hastalar

3-     Tip 2 diyabetli hastalar

4-     Sendromik diyabetler

5-     Sekonder diyabetler

Çalışma süresi: 1 yıl


Project Admins:

  • -Zehra Aycan-


Project start - end date: 11/09/2020 - 10/09/2021